Hoşgeldiniz  

Kılıçdaroğlu: “YSK Seçim Güvenliğini Bozan Bir Sürecin İçine Girmiştir”

admin | 08 Nisan 2019 | Politika


admin
info@kanalmedya.net

Ankara (CUHA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yüksek Seçim Kurulu sandık güvenliğini, seçim güvenliğini bozan bir sürecin içine girmiştir. Asıl tehlike buradadır.  Yasalara, kanunlara uygun karar alması lazım” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ziyaret etti. Ziyaret sonrasında Kılıçdaroğlu ve Akşener, İYİ Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ekonomide, dış politikada, içeride, iç politikada ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, bir an önce seçim atmosferinden çıkıp bu temel sorunlara odaklanılması gerektiğini söyledi. 31 Mart seçimlerinin üzerinden 7 gün geçtiğini, bugün 8. gün olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Oyların yeniden sayılmasına yönelik bizim hiçbir itirazımız olmadı. Peki neye itiraz ettik biz? İtiraz hukuk içinde olursa, yasalar bu öngördüğü kuralı eğer hayata geçirebilirse, itiraz eden kişi öngörülen kuralı hayata geçirebilirse hiçbir sorunumuz yok zaten. Bakın 112. madde, seçimleri düzenleyen yasanın 112. maddesi ne diyor? ‘Delil ve gerekçe gösteremeyenlerin itirazları incelenemez.’ Delil göstermesi lazım, gerekçe göstermesi lazım. Devam ediyor, ‘Yazılı itirazlarda da bu şartlar aranır ve deliller bu belgelere eklenir’ diyor. Bunların da olması lazım. Gerekçesi ve delili olmayan yazılı itirazlar da incelenmez diyor. Şimdi kişi kalkıyor ben itiraz ettim, diyor. Neye itiraz ediyorsun? İtiraz ettiğin konuda varsa bir şey delilini koyarsın, belgeni koyarsın ve bunun da gereği yapılır. Biz buna itiraz etmiyoruz zaten. Nitekim bizim de itirazlarımız oldu, her siyasi partinin bir şekliyle itirazları oldu. Delili ekledik, belgeyi ekledik ve itirazlarımızı yaptık.”

“ADALET VE İÇİŞLERİ BAKANLARININ ELLERİ SEÇİM ÇUVALLARINDA”

Yüksek Seçim Kurulu’nun sandık ve seçim güvenliğini bozan bir sürecin içine girdiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Asıl tehlike buradadır. Yüksek Seçim Kurulunun da yasalara, kanunlara uygun karar alması lazım. Bizim beklentimiz budur. Hakimin tarafsızlığı ve bağımsızlığı önemlidir. Özellikle Yüksek Seçim Kurulunda görev yapan yargıçlara seslenmek istiyorum. Sizin bağımsızlığınız ve tarafsızlığınız çok ama çok önemlidir. Sizin bağımsızlığınız ve tarafsızlığınızın sağlanmasının temel nedeni, hukukun üstünlüğünü egemen kılmaktır. Eğer siz dışarıdan gelen telkinlere göre karar verirseniz siyasi otoritenin, siyasi gücün emrinde bir görev üstlenirseniz sizin yargıçlığınız sadece Türkiye’de değil bütün dünyada tartışılmış olur. Demokrasilerde yargıca bağımsızlık verilmesi, tarafsızlık verilmesinin temelinde yatan onun hukukun üstünlüğüne ve vicdanı kanaatine göre karar vermiş olmasıdır.”

Adalet Bakanının ve İçişleri Bakanının ellerinin seçim çuvallarında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları ekledi:

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, AK Partinin Genel Başkanı, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı oturup gizli bir toplantı yapıyorlar. Niçin? Niçin gizli bir toplantı yapıyorlar? Eğer seçimle ilgili bir toplantı ise bu zaten yaptığınız suç. Neden eskiden İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı seçimden önce istifa ederdi? Siyasi otorite yargının üzerine baskı kurmasın diye. Şimdi her türlü baskıyı kuruyorlar. Benim Yüksek Seçim Kurulunun saygıdeğer yargıçlarından istediğim, elinizi vicdanınıza koyacaksınız, ıslak imzalı tutanakların tamamını önünüze koyacaksınız, elinizi vicdanınıza koyacaksınız ve oturup karar vereceksiniz. Yarın çocuklarınızın yüzüne bakacaksınız, diğer hakim arkadaşların yüzüne bakacaksınız. Seçim? Seçim yapıldı. Yukarıdan aşağıya sayıyorlar Ekrem İmamoğlu, aşağıdan yukarıya sayıyorlar Ekrem İmamoğlu, hadi bir daha sayalım yine Ekrem İmamoğlu, doğudan batıya sayalım Ekrem İmamoğlu, batıdan doğuya sayalım, o da Ekrem İmamoğlu. Niçin o zaman, hangi gerekçeyle 38 ilçede yeniden sayım? Niçin yeniden sayım? Bir makul gerekçe lazım.”

Bugün aldıkları verileri de paylaşan Kılıçdaroğlu, “Sandıkların yüzde 92,30’u açıldı ve sayıldı. Saat 08.54 itibariyle YSK verilerine göre 15 bin 722 oyla Ekrem İmamoğlu yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş vaziyette” dedi.

“4–4,5 YIL SONRA SAYIN ERDOĞAN BU MİLLETİN TARTISINA GEÇECEKTİR”

Akşener de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’dan çıkan sandık sonuçlarını kabul etmemekle milli iradeye, milletin iradesine ihanet ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Bugün 15 bin oyu seçim kazanabilmek için yetersiz bulan Erdoğan, Kenan Evren’i bir fersah ileriye taşımış bir Erdoğan’la karşı karşıyayız. Buradan kendisini uyarmak isterim, bu gidilen yol, yol değil. 15 bin oy yeterli değil kazanmak için, halbuki ortağının deyimiyle bir oy fazlayla kazanılır, sandık onun için konur. Bu millet kendi iradesiyle alay edenin, kendisinin iradesini sorgulayanı ve tekrar vesayetle savaştığını iddia edip mücadele ettiğini iddia edip arkasında durduğu politikacıların kendi vesayetlerini oluşturmaya kalkıştığını gördüğü zaman gerçekten sandıkta sağlam bir tokat atar. Biz milletimize demiştik ki ‘Bu kibir abidelerinin dilini değiştirmek, tavrını değiştirmek için kulağını çekin.’ Bu sefer o kulağı sandıkta koparır. 4–4,5 yıl sonra Sayın Erdoğan bu milletin tartısına geçecektir.”

“HUKUKUN, ADALETİN, KANUNUN DIŞINA ÇIKMAYIN”

“AK Parti kazanıncaya kadar seçim yenilenmesi ancak Güney Amerika ve Afrika diktatörlüklerinde olur” diyen Akşener, şöyle devam etti:

“Sayın Erdoğan’a bir uyarım daha var, o da şudur, kibir abidesi olan teşkilatlarınız, gönlünü gökyüzüne çıkarmış arkadaşlarınız bedel ödeme korkusuyla çok heyecanlı görülüyor. Bu heyecanlı arkadaşlarınıza lütfen gem vurun. Türkiye eğer tersine bir durumla karşılaştığında demokrasi perdesini kapatır. Yüksek Seçim Kurulu Hakimlerine sesleniyorum, torunlarınızın ve çocuklarınızın yüzüne bakabilir halde olun. Hukukun, adaletin, kanunun dışına çıkmayın. Siz CHP, İYİ Parti ya da AK Partinin SKM ofisi değilsiniz. Siz seçim güvenliğini kontrol eden, tahkim eden, takip eden, ihlalleri ortadan kaldırmak için tedbir alan bir Yüksek Hukuk Kurumusunuz. Ve anlaşılıyor ki, bugün Sayın Erdoğan’ın Moskova’ya giderken sözlerini de izledik. Yani İstanbul’u kazanıncaya kadar seçimler tekrar tekrar olacak gibi bir talep aldık. Daha vahimi bir Adalet Bakanı hislerine göre bir problem var diyor his. Hukuk ve bilim buz gibi soğuktur. Veriye dayanır, belgeye dayanır, onun dışında hislere gerek yoktur.

O nedenle Türkiye’nin bir an evvel normalleşmesi lazım. Bugün Genel Merkeze gelirken pek çok pankart gördüm ‘Memleket hepimizin’ deniliyor Sayın Erdoğan’ın da resmi var. Doğrudur memleket hepimizin, ama anlaşılıyor ki İstanbul sadece AK Partinin. Bunun sonraki aşamada bu milletin yani terlik bile yetmez kovalamak için size söyleyeyim. Sandıkta öyle bir ceza verir ki dün hep bunu yaptı, Evren’e yaptı, sonraki dönemlerde yaptı, ondan önce yaptı, Sayın Erdoğan her Mersin’e gittiğinde Arslanköy kadınlarını anlatır, gözlerini doldura doldura anlatır. Ama o gün o Arslanköy kadınlarının koyduğu tavrın sonucu rahmetli İnönü’nün seçim yasalarında aldığı tedbirlerdir. Ve o günün Demokrat Partisinin Genel Başkanı rahmetli Bayar’la oturup Türkiye’yi çok partili sistemin kurallarına uygun hale getirmeleridir. Yani 1946 nere, 2019 nere?”

Ekrem İmamoğlu’nun 15 bin küsur oyunu beğenmemeye, hiç kimsenin hakkı olmadığını vurgulayan Akşener, “Seçim sonuçlarına herkes saygı göstermek zorundadır ve bu çok büyük bir milletimizde travma yaratır. Sandıkta da zaman çok hızlı geçer, Sayın Erdoğan tartıya çıktığında nasıl bir sandık tokadı, 15 bin değil de nasıl bir sandık tokadı yiyeceğini geçmiş örnekleriyle kendisi de görür. Dolayısıyla ekonomiye odaklanılması lazım, Türkiye’nin normalleşmesi lazım, insanların nefes alması lazım ve bu kaotik durumdan Türkiye’nin çıkarılması lazım. Bu memleket hepimizinse Sayın Erdoğan da bu memleketin Cumhurbaşkanıysa, biz de düşman kuvvetler değiliz” dedi.

 

43 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Kanal Medya Haber Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.