Hoşgeldiniz  

Bakan Gül: “Arabuluculuk, Adaleti En Kısa Sürede Tesis Etmektir”

admin | 28 Şubat 2019 | Gündem A- A+

Ankara (CUHA) – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, arabuluculuğun ticari uyuşmazlıklarda da zorunlu hale getirildiğini belirterek, “Bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği klasik dava yolunun aksine, arabuluculuk her iki tarafın da kazandığı bir sistemdir. Arabuluculuk, daha az masraf, barışçıl çözüm demektir ve adaleti en kısa sürede tesis etmektir” dedi.

Adalet Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ortaklaşa düzenlediği Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Sempozyumu’na katılan Adalet Bakanı Gül, 1 Ocak 2019’dan itibaren arabuluculukta yeni bir dönemin başladığını söyledi. Zorunlu arabuluculuğun, ticari uyuşmazlıkları da içine alacak şekilde genişletildiğini belirten Bakan Gül, “Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk uygulamasının da iş uyuşmazlıkları alanında elde ettiğimiz başarıya benzer bir başarı çizgisi yakalamasını temenni ediyorum. Arabuluculuk, nizayı derinleştirmeden ihtilafı çözme yoludur. Bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği klasik dava yolunun aksine, arabuluculuk, her iki tarafın da kazandığı bir sistemdir. Arabuluculuk, daha az masraf, barışçıl çözüm demektir. Arabuluculuk, adaleti en kısa sürede tesis etmektir” diye konuştu.

“TEMEL AMACIMIZ HIZLI VE EN AZ MASRAFLA ÇÖZÜM”

Çağdaş hukuk sistemlerinin tamamının, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları üzerinde dikkatle durduğunu vurgulayan Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İçinde geçen alternatif sözü sizi yanıltmasın. Adaletin alternatifi yoktur. Adında alternatif sıfatı yer alsa bile, bütün bu usuller, mevcut kurumsal mekanizmaları tamamlayan yöntemlerdir. İhtilafların çözümünde mahkemeler olmazsa olmazdır. Bir ihtilaf çıktığında hukukun son sözünü söyleyecek makamlar, vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Klasik dava ve hak arama yolları gereklidir ama asla yeterli değildir.”

Güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi vizyonuyla hazırlanan strateji belgesinde de arabuluculuk gibi alternatif çözüm yollarını geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Gül, uygulamanın adalet beklentisine hizmet eden bir araç olarak daha işlevsel hale getirileceğini kaydetti.

Ticari arabuluculuğun iş dünyasına vakit ve nakit anlamında önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Gül, şöyle konuştu:

“Bu yaklaşım, pratik düşünen, hızlı ve çözüm odaklı hareket eden iş dünyası için daha da anlamlıdır. İhtilafları derinleştirme, çözümsüz biçimde sürdürme lüksü de yoktur. Hukukun güvence fonksiyonu bu noktada anlam kazanır. İş yapma potansiyelini büyütme hedefiyle sorun çözme kabiliyetini geliştirme zarureti arasındaki ilişki de gayet açıktır. Girişimcinin, hukuki güvence ve istikrar beklentisini, mümkün olan en yüksek seviyede karşıladık. Hukukun kolaylaştırıcı, teşvik edici ve güvence verici imkanlarını geliştirme irademizi koruduk. Arabuluculuk uygulamasının ticari uyuşmazlıklar yönünden genişletilmesi bu iradenin yansımasıdır. Ticari ilişkilerde yaşanan sorunların hızlı ve en az masrafla çözümü temel amacımızdır.”

“İŞ MAHKEMLERİNİN YÜKÜ AZALDI”

2017 yılında iş mahkemelerinde zorunlu hale getirilen arabuluculuğun, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların hızlı ve kaybedeni olmayan bir şekilde çözüme kavuşmasına vesile olduğunu anlatan Gül, uygulamanın birinci yılında, yaklaşık 355 bin uyuşmazlığın yüzde yetmişinin arabulucular önünde çözüme kavuştuğunu kaydetti. Anlaşmayla sonuçlanan ihtilaf sayısının 238 bin civarında olduğunu söyleyen Gül, bu yolla mahkemelerin iş yükünün hafiflediğini kaydetti. 2017 yılında iş mahkemelerine açılan dava sayısının 210 bin civarında olduğunu belirten Gül,  uygulamanın ardından 2018 yılında bu rakamın 92 bine gerilediğini söyledi.

 

40 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Kanal Medya Haber Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.